İlçemiz

Yüzölçümü

  • Toplam : 1.380 km2 (532,8 mi2)
  • Rakım : 1.275 m (4.183 ft)
  • Nüfus (2018) : 31,056
  • Posta kodu : 25400
  • İl alan kodu : 442
  • İl plaka kodu : 25
  • Oltu ilçesi Erzurum merkeze 120 km uzaklıktadır.

Oltu Tarihçesi

1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Alp Arslan’ın komutanlarından Ebu’l-Kasım Erzurum yöresinde Saltuklu Beyliği’ni kurunca, 1080 tarihinde Emir Ahmet Oltu’yu işgal ederek Türklerin eline geçmesini sağlamıştır. 1878 Ayastefanos Antlaşması ile Oltu Rusya’ya bırakılmıştır. 1917 Bolşevik İhtilali ile Ruslar çekilirken burasını Ermeniler’e bırakmıştır. 1918 yılında işgalden kurtulmak amacıyla Oltu İslam Komitesi kurulmuş ve 25 Mart 1918’de Ermeniler sınır dışı edilmiştir. Bu tarih Oltu’ nun kurtuluşu olarak kutlanmaktadır. Kurtuluş mücadelesi sonrası kurulan Oltu Şura Hükümeti 17 Mayıs 1920′ de Hatay’ın anavatana iltihaki gibi TBMM Hükümetine katılmıştır. 1926 yılında Oltu ilçe statüsüne kavuşmuştur.

İlçenin kara kehribar denilen Oltu taşı meşhurdur. Ayrıca bölge yeni bulgulara göre zümrüt madeni açısından zengindir ve çıkarılan zümrüte, Oltu Zümrütü adı verilmektedir.

Aslanpaşa Camii , Oltu Kale’si, Tamrut Harabeleri, Kertekler ve Livan’ın Gözesi bunlardan birkaç tanesidir. Oltu’nun coğrafi tanımı ise; Oltu ilçesi Erzurum’un Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgelerinin kesişim noktasında Erzurum ilinin kuzeydoğusunda yer alır.Deniz seviyesinden yüksekliği 1400 dur (rakımı) Oltu çayı vadisine kurulmuştur iklimi yazları ilki havaya sahip kışları ise soğuk ve karlıdır ancak karadeniz ilimanlığından dolayı aşırı değildir. Enduşuk sıcakılık -15 derecedir. Komşuları Şenkaya, Yusufeli(Artvin), Olur, Narman, Tortum ve Uzundere ilçeleridir. Bulunduğu konum itibarıyla doğu anadolu ile doğu karadeniz bölgelerin sınırını oluşturur. Toplam 2010 verilerine göre 65 tane mahallesi vardır. Ayrıca Oltu Erzurum’un en büyük ve en kalabalık nüfuslu ilçesi olup Erzurum’u Kars’a ve Ardahan’a ve Artvin’e bağlayan ana yola sahiptir.

Oltu Kalesi

Oltu Kalesinin hangi tarihte yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak konum ve mimarisinden hareketle MO. III. yüzyılda tüm Doğu Anadolu’ya hakim olan Urartular döneminde yapıldığı, ancak İpek Yolu ticaretinin güvenliğini sağlamak isteyen Cenevizlilerden ya da Romalılardan kalmış olabileceği de düşünülmektedir. Sonraki devirlerde tamir ve ilavelerle takviye edildiği anlaşılmaktadır.

Oltu çayının güneyinde yer alan ve bugün şehir içinde kalan kale, savunmaya son derece elverişli bir geçit üzerinde yapılmıştır. Bu nedenle asırlar boyu buraya sahip olmak isteyen çeşitli kavimlerin saldırılarına uğrayarak yıkımlar olduğu için dış kale tamamen yıkılmış, günümüze yalnız iç kale gelebilmiştir.

Kale, muntazam kesme taşlardan yapılmış olup, kapısı kıbleye açılmaktadır. Kuzey tarafında iki büyük burç bulunmakta, soldaki burcun içinde bir de türbe bulunur. Dış kalenin duvarları oldukça geniş bir sahayı kuşatıyordu. Ancak bu duvarlar çeşitli ihmaller yüzünden yıkılmış, sadece kale dışarısında Selçuklu Hamamı harabesi kalmıştır.

Kale İçerisindeki Türbe

Bu türbe Mışrî Zinnun adını taşımaktadır. Kalede yatan bu zat, Çıldır Eyaleti kadısı Zinnun olduğu bilinmektedir.

Bu zaatın şehit oluşu şöyle anlatılır:
Oltu, 17. yüzyılda Çıldır Eyaletine bağlı sancak merkezlerinden biridir. Hacı Ali Paşa, Oltu Sancak Beyi olunca Celalı eşkiyasına ve Oltu’yu tehdit eden Gürcülere karşı Erzurum ve İstanbul’dan yardım ister. Ancak Erzurum’dan gönderilen ikibin kadar yeniçeri, Celalı eşkiyasına katılınca Hacı Ali Paşa, Çıldır Kadısı Zinnun’dan aldığı fetvaya dayanarak Gürcülerle uzlaşır. Bundan sonra halkın desteği ile Erzurum’dan gelen soygunculara karşı savaşa başlar. Narman yakınlarındaki ilk çarpışmalarda Hacı Ali Paşa şehit olunca emir komutayı Çıldır’dan gelen Kadı Zinnun alır. Askerin başında bizzat kılıç sallayarak çarpışmalara iştirak eder. Fakat üstün soyguncu kuvvetler karşısında başarılı olamaz. Üstelik Kesikköprü civarında ağır yaralanarak Oltu Kalesine çekilmek zorunda kalır. İç Kalede 1655 tarihinde şehit olur. Kalede bulunan türbesi halkın ziyaretgahı durumundadır. Çarpışma esnasında kafası kesildiği halde cenk etmeye devam ettiği söylenen bu şehit için “Başını vermeyen şehit” ismi ile hitap edilmektedir.

Oltu Taşı

Erzurum’un Oltu ilçesinin kuzeydoğu kesiminden çıkarılmakta olan yarı değerli bir taştır. Kolay işlenebilme özelliğinden dolayı taki ve ziynet eşyası yapımında kullanılır.

Oltu taşı genellikle siyah renktedir. Bir karbon bileşenidir. Çoğunlukla siyah renkli olanı tercih edilir. Genelde bayan takıları ve tespih üretiminde önemli bir yere sahiptir. Yüzyıllardan beri yörede genellikle tek kişilik ve babadan oğula geçen ev-atölyelerde el ve küçük çaplı aletler marifetiyle ürünler üretilmektedir. Türkiye ‘de 3213 sayılı Maden Kanunu’nda oltu taşının kıymetli taşlar arasında olduğunun tescili dahi yapılmıştır

Oltu Taşının Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri

Oltu taşının fiziksel ve kimyasal özellikleri incelendiğinde başlıca şu özelliklere sahip olduğu görülür: Mohs sertlik skalasına göre 3 sertliğe, 1.5 yoğunluğa sahip ve karbon içeriği yüksek olan bir yarı değerli sustasıdır. Çıra gibi iş çıkararak yanar ve geride sigara kulune benzer bir artık bırakır. Linyite göre çok bitümlü ve çok sık yapılı olmasına karşın genelde kompakt linyit olarak tanımlanabilir. Sürtünme ile elektriklenir ve hafif cisimleri çeker. Yanma esnasında aniden soğutulursa donar, çamlaşır ve kalıp halini alır. Oltu taşı, yerkabuğu içinde iken yumuşak, hava ile temas ettiğinde sertleşen, bitümce zengin kompakt bir linyit çeşididir. Erzurum ’a özgü oltu taşı Oltu ilçesinden güç koşullar altında çıkarılmakta olup, bu taş ıle tespih anahtarlık, gerdanlık, bros, küpe, saç tokası, tarak, ağızlık, yüzük, bilezik, sigaralık ve çeşitli sus eşyaları yapılmaktadır.

Oltu taşı siyah, tıkız, parlak ve kavli biçiminde kırıkları olan, parlatılabilen, tıraşlanabilen bir nevi linyit taşıdır. Erzurum’da Oltu taşı altın ve gümüşle birlikte kullanılarak çeşitli taki aksesuarları yapılmaktadır. Oltu taşının ocaktan çıkarılması ve işlenmesi oldukça zordur. Çok çabuk kırılma özelliğinden ötürü çıkarılma ve işlenmesinde özel aletler kullanılmaktadır.

Oltu taşı; Orta Çağlarda tespih, kutsal sayılan sandık, ve heykel yapımında kullanılmaktayken, 18. yüzyılda mücevher yapımında da kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde Erzurum ilinin Oltu ilçesinde üç yüzden fazla maden ocağından çıkarılmaktadır.

  • Topraktan çıktığında çok yumuşak olmasına rağmen, hava ile temas edince sertleşme özelliğine sahip,
  • İşlenmesi kolay,
  • İşlendikçe sertleşen,
  • Kullanıldıkça parlayan,
  • Genelde siyah, bazen de kahverengi,
  • Çıra gibi alevli bir şekilde ve iş çıkararak yanan,
  • Sürtünme ile elektriklenmek suretiyle hafif cisimleri çeken özelliklere sahip olup,Latince ismi Jayet’tir.

Oltu Taşından Üretilen Ürünler

Her ne kadar Oltu taşından diğer taki aksesuarları ( yüzük, kolye, bileklik, küpe, ağızlık, v.s..) yapılsa da Oltu Taşı Tespih, taşın adeta genel simgesidir. Günümüzde Oltu taşının eskiye nazaran daha az mıktarda çıkarılıyor olması, piyasa fiyatını da etkilemekte ve üretilen tespihleri daha da kıymetlendirmektedir.

Oltu Taşı Tesbih

oltu-taşı-tesbih

Oltu taşı tespih kullanan insanların, vücutlarında birikmiş olan statik elektriği tespih çekmek suretiyle attıklarına ve bu vesileyle de stresden kurtulduklarına inanılır. Ayrıca İşlâm dinine mensup müslümanlar namaz sonrası, dua öncesi yapılan veya şair zamanlarda yapılan tesbihat (zikir)esnasında sayı takibi amacıyla tespih kullanırlar.

Bu amaçla üretilen tespihler ” üç çevrim ” diye adlandırılır. Bir çevrimli tespih otuz üç adet taneden ve bir imameden, üç çevrim tespih ise doksan dokuz adet tane ve bir imameden oluşur. Genellikle tek çevrim tespih stres atmak için, üç çevrim tespih namaz tespihatında kullanılır. Bunun dışında geniş kapsamlı ferdi olarak yapılan zikir esnasında kullanılan ve her bir çevrimi yüz adetten oluşan on çevrimlik tespihler de Oltu taşından üretilmektedir. Bu türde olanların maliyet yüksekliği sebebiyle üretimi az yapılmaktadır.

Tespihlerin İmameleri de Oltu taşından yapılır. Tespih imamesinin üç kısmına ya bir püskül takılır veya püskül yerine madeni türden bir aksesuar takılır. Her tür tespihte tek imame kullanılır. Son yıllarda sektördeki gelişmeler kayda değer olup, üretilen tespihlerin gümüş hatta zaman zaman altın kakmalı versiyonları da ilgi çekmektedir.

Erzurum’un muhtelif yerlerinde Oltu taşı tespih satan çok sayıda işyeri mevcuttur. Özellikle tarihi Rüstem Paşa Kervansarayı’ndaki işyerleri tamamen Oltu taşı ile ilgilidir. Taşın çıkarıldığı Oltu’da çok sayıda taş ısleme atölyeleri ve ustalar bu alanda üretim yapmaktadırlar. Şehir dışına da ihracı yapılan tespihler özellikle İstanbul Kapalıçarşı’da satışa sunulmaktadır. Oltu taşı ve imal edilen eşyalar ülke genelinde tanınma özelliğine sahiptir. Oltu taşının: maden olarak çıkarılmasından, işlenmesi, tespih haline getirilmesi, ilâve aksesuarlar eklenmesi, piyasaya arz-ı gibi aşamaların her birinden geçimini sağlamaya çalışan insanların olması nedeniyle Erzurum ekonomisine de önemli bir katkısı vardır.

Taklit Ürünler

Gürcistan üzerinden Türkiye’ye getirilen ve kısmen benzer özellik taşıyan taşlar, oltu taşı adı altında pazarlanmaktadır.[kaynak belirtilmeli] Ancak bu taşlar oltu taşına nispeten daha kalitesiz ve çabuk kırılganlık özelliğine sahiptir. Renkleri, oltu taşının siyah ve kahverengimsi renklerinden farklıdır. Kalitesinin düşüklüğü sebebiyle piyasaya ucuz olarak sürülmekte ve bu durum hakiki oltu taşı üreticisi ve pazarlamacısının işini zorlaştırmaktadır.

Erzurum Oltu İlçesi’nin Köyleri

  • Alatarla Köyü
  • Aritas Köyü
  • Aşagicamlı Köyü
  • Aşağıkumlu Köyü
  • Ayvalı Köyü
  • Ayyıldız Koyu
  • Bahçecik Köyü
  • Bahçelikışla Köyü
  • Ballıca Köyü
  • Başaklı Köyü
  • Başbağlar Köyü
  • Çamlıbel Köyü
  • Çanakpınar Köyü
  • Çatak Köyü
  • Çatalsöğüt Köyü
  • Çayüstü Köyü
  • Çengelli Köyü
  • Dağdibi Köyü
  • Damarlıtaş Köyü
  • Demirtaş Köyü
  • Derebaşı Köyü
  • Dokuzdeğirmen Köyü
  • Duralar Köyü
  • Dutlu Köyü
  • Elmadüzü Köyü
  • Erdoğmuş Köyü
  • Esenyamaç Köyü
  • Gökçedere Köyü
  • Günlüce Köyü
  • Güryaprak Köyü
  • Güzelsu Köyü
  • İğdeli Köyü
  • İnanmış Köyü
  • İnçiköy Köyü
  • İpekçayırı Köyü
  • İriağaç Köyü
  • Kaleboğazı Köyü
  • Karataş Köyü
  • Kayaaltı Köyü
  • Kemerkaya Köyü
  • Konukseven Köyü
  • Küçükorucuk Köyü
  • Nügürcük Köyü
  • Obayyayla Köyü
  • Orçuk Köyü
  • Özdere Köyü
  • Sağlıcak Köyü
  • Sarışaz Köyü
  • Şendurak Köyü
  • Şubatuk Köyü
  • Süleymanlı Köyü
  • Sülünkaya Köyü
  • Tekeli Köyü
  • Toklu Köyü
  • Topkaynak Köyü
  • Toprakkale Koyu
  • Tutmaç Köyü
  • Tuzlaköy Köyü
  • Ünlukaya Köyü
  • Vişneli Köyü
  • Yarbaşı Köyü
  • Yaylaçayır Köyü
  • Yolboyu Köyü
  • Yukarıçamlı Köyü
  • Yukarıkumlu Köyü
Paylaş